Deviant Logo

Zindan

post details top
Oca 23rd, 2010
post details top

Kasım ortasında aheste bir kemancının çaldığı şarkılarla uyanıyorum. Ellerim kayıp giden zamanın habercisi gibi geliyor bu sabah, buruşmaya başlamış bir ten, dökülmeye başlamış saçlarım. Gözlerim uzak iklimlere dalıyor uzakları özlüyorum… Bir hüzün kaplıyor aciz vücudumu, sahiller, okyanuslar, yollar, kaldırımlar hiçbiri merhem olmuyor yaralarıma. Ümitlerimi kaybediyorum yavaş yavaş, kansere müptela bir hastanın hücreleri kadar yaralı hücrelerim.

Ruhum bedenimden ayrı hareket ettiği günden beri savruluyor yüreğim her sonbaharda. Çorak topraklarda sürgün veren gülleri arıyor gözlerim, çöller ortasında fışkıran vahaları da… Belki uzak iklimlere göçen bir kuşun kanatlarındadır aradıklarım. Belki de Ellerini Rahmana gözyaşları içinde açan bir annenin gözyaşlarında. Sürgün ülkelerden yükselen çığlıklarla uyanıyorum. Bir seher vakti Rabbime el açarken ellerime düşüyor bir tutam gözyaşı. Acizliğimi, çaresizliğimi mahcubiyetimi görüyor Rahman.

Günahkâr ellerim dualarıma kan bulaştırıyor. Bir masalın orta yerinden bölünmüş gibi hayatım. Davasına ihanet eden dava adamları gibi hissediyorum. Çaresiz ellerim kaç gecedir kalkıyor semaya. Bir yürek yarası kaç uykusuz geceye mal olur. Bu derde müptela olanın daha kaç defa ölmesi gerekir. Bu sürgün ne kadar sürer. Bir mum alevinin tutuşturduğu yüreğim, en onulmaz yangınları yaşıyor en derinlerde.

Zindanlarda yaşıyorum yıllardır ve artık özgürlük yok cümlelerimde. Hürriyetimi bir parça ekmeğe değişebilirim. Zindan kapanmaz yaralarımın ilacı, zindan bırakma beni hayatın kollarına, zindan ilk defa özgürlükten kaçıyorum. Mahkûmiyet dolaşıyor damarlarımda. Zindan! Sığındım sana bırakma ellerimi…

Mehmet Akif Baltacı

Foto

Yorumla

Kitap Tanıtımı

  • Göçebe/ Knut HAMSUN
    24 Ocak 2010 | 14:48

    Timaş Yayınları, Çağdaş Edebiyat serisinden, Nobel Edebiyat Ödüllü Knut Hamsun’un Göçebe kitabını, Behçet Necatigil çevirisi ve önsözü ile sundu. “Göçebe, üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap Sonbahar Yıldızları altında 1906′da, Hüzünlü Havalar 1909′da, Son Mutluluk 1912′de yazıldı. Üç bölümün üç ayrı adı var, ama aslında üç bölümün üçü de birer “hüzünlü hava”dır; [...]

  • RSSArşiv için: Kitap Tanıtımı »

Anket

Dergiyi neden takip ediyorsunuz?

Sonuçlara Gözat

Loading ... Loading ...

Arama