Hoşça- kal
Oca 23rd, 2010
Ayak parmakları kadar çelimsiz tebessümler. Beceremiyorum. Çığlıkların gölgesinde serinliyor bedenim. Sessizliğin hararetine inat…
Bırak ki yaşaya bilemeyeyim. “Sus” de ki karanlık bir savurganlığa kurban gitsin yüreğim; tıpkı ilkokuldan beri hiç tanımadığımız üçüncü tekil şahısın çoğul ağlayışı gibi.
Kaç kez affedebilir dünya beni, onca kez üzerine kuma diye getirdiğim âhiret yüzünden ve yaşam söyle! Kaç dakika durabilir ölüme karşı ringde.
Şarkılar yazıyorum. Hiç kimsenin söylemeye cesaret edemeyeceği şarkılar. Nakaratlarını sadece ölümün seveceği, aşkın ve mutluluğun gücüne gidecek şarkılar.
Bütün dünyayı hatırlamak istercesine haykırıyorum. Her haykırışta daha çok unutuyormuşum meğer. Kayboluşu yutkunuyorum, yere bırakıyorum bütün kontrolünü bedenimin, çamuru bulana dek yüzüm. Ne çok istekliymiş toprak öpmek için yüzümü meğer. Öğreniyorum.
Hiç kimse her zaman kaybetmez. Bir günü vardır mutlaka kaybetmeyi yendiği. Benim yengim ise bu satırlar olsa gerek. Kaybım ise kayboluşum, kaybolmuşum.
Üçüncü sabahına giriyorum sensizliğin. Her bir gecesi üç yüz yıl süren, üç yüz kartal arasında ölüme karşı üç yüz yıl uçmuş güvercin kadar yorgun, yordun.
Şimdilik her cümleyi üç nokta ile bitirenlerin diyarına gidiyorum. Mutluluğu ve sevinci ben dışında herkese pay edip… Adilce.
Hoşça- kal…
Muhammed Yıldız

Timaş Yayınları, Çağdaş Edebiyat serisinden, Nobel Edebiyat Ödüllü Knut Hamsun’un Göçebe kitabını, Behçet Necatigil çevirisi ve önsözü ile sundu.
“Göçebe, üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap Sonbahar Yıldızları altında 1906′da, Hüzünlü Havalar 1909′da, Son Mutluluk 1912′de yazıldı. Üç bölümün üç ayrı adı var, ama aslında üç bölümün üçü de birer “hüzünlü hava”dır; [...]
2 Yorum